Beldesini Turizm Kenti Yaptı

İlk kez seçildiğinde Türkiye’nin en genç belediye başkanı olan Güneykent Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, yeni dönemde başkanlığa aday olmayacak.

Beldesini Turizm Kenti Yaptı
Isparta
İlk kez seçildiğinde Türkiye’nin en genç belediye başkanı olan Güneykent Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, yeni dönemde başkanlığa aday olmayacak.

Haber Editörü: Kalem 32

Mortepe Projesi

“Orada bir mor tepe oluşturmaya çalışıyoruz, kızıl tepe mor tepe oluyor geçen yıl belli bir kısmını diktiğimiz biberiyenin tutumu müthişti bunun yanında lavanta ve zambak dikimi yapılıyor oraya 3 mor dikilecek bunu gülün pembesiyle altın otunun sarısıyla da bütünlersek orada bambaşka bir ambiyans oluşturacağız”

Güneykent Şirince Olabilir

Benim hayalim büyüktü Güneykenti bir Şirince yapar mıydık çok rahat yapardık. İki defa gittim bütün analizlerimi yaptım hikayemi bile yazdım benimde beldemin bir hikayesi var dedim Gülderen kadın kooperatiflerini kurdum, üretici gül kadın derneklerini kurdum

Ben Reisçiyim

Ben Reisçiyim bilmiyorum ama partim bana diyecek ki sen şurada görevlisin veya sen mahalle temsilcisisin eyvallah biz siyaseti bırakamayız bizim için bir dava olmuş bu davanın arkasındayız. 3 milletvekilimiz bu konuya el attılar artık Isparta’nın 5 yıllık turizm master planı yapılacak ve 25 yıllık bir master planı ortaya konacak takibi yapılacak

Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün, bu dönem beldesine aday olmayacağını açıkladı. Gözgün 15 yıllık hizmete dönemini  anlattı.   1976 doğumlu olan gözgün 2004 yılında Ak Partinin en genç belediye başkan unvanıyla 26 yaşında o dönemin  en genç belediye başkanı olduğunu hatırlattı., Gözgün  “Seçim propagandalarında halkımın söylediği kendi aralarında konuştuğu bu çocuktan belediye başkanı olmaz, belediyede salıncak kurup çocuk mu avutacağız bayramlarda çocuğun elini öpmeye mi çıkacağız daha evlenmemiş ev geçindirmemiş nasıl belediyeyi ayakta tutsun deniliyordu. O dönemin AK Parti gençlik kollarında teşkilat mensubu büyüklerimin teşvikleriyle annemin babamın dahi haberi olmadan 9 Ocak 2004 yılında aday adaylığına İlyas keskin’den 300 tl borç alaraktan başvurdum, en annemin nede babamın bilgisi vardı her şey ani gelişti birde benim o dönem Türkiye Petrollerine atamam yapılmış yazım gelmiş ben göreve başlayacağım bir çılgınlıktı beni bu noktaya getiren bir sevdaydı, köyümdü, memleketimdi onun için girdiğim yolun iyi bir yol olduğuna kanaat getirip o dönemin parti teşkilat mensuplarıyla birlikte halkımın da teveccühleriyle ilk dönem, ikinci dönem ve üçüncü dönem belediye başkanlığını yaşamış gül her şeyi olan sevdası olan Güneykent sevdası olan, Yunus sevdası olan Fahrettin’im” dedi.

Ben Tayyip Erdoğan Sevdalısıyım

Gözgün neden siyaseti bıraktığına ilişkin soruya “Aslına bakarsanız bu konuda en büyük karar mercilerinden bir tanesi benim için Reistir, ben Tayyip beyin hastasıyım okul yıllarımda onun İstanbul Büyük Şehir Belediye  başkanlığı sırasında İTÜ’de öğrenciyken o dönemden başlayan bir sevdaydı güzel bir karar verildi aslında 3 dönem kuralı bir parti içerisinde önemli bir karardır uygulanması gerektiğine inandığım bir karardır aslında ama istisnai durumlar göz önüne alınıp bu şekilde devam noktasında alınmış kararlar var  belediye başkanlıklarında da hala 3 dönem kuralı devam ediyor, fakat MKYM kurulu kararı doğrultusunda belki önü açılabilecek, fakat biz o noktaya gelmek istemedik 3 dönem bir belediye başkanı için 15 yıl çok ciddi bir rakam hele hele birde Güneykent gibi bir yerde çocukken seçilip de 3 dönem üst üste olabilmek belki de bu benim alabileceğim hayatımın en büyük onuru en büyük madalyasıydı ben bu gururu yaşayan bir insanım fakat bu noktada bu işin ayriyeten bir bölümü var ki o makama oturmadan önce bir büyüğümün söyledi söyler var oğlum dedi bu karşıdaki gördüğün koltuk dedi makamdır dedi ama koltuk makamı değildir dedi, orası bir peygamber postudur dedi oturduğun yerin belediye başkanlığı gerçekten Şehrül-Emin olmak adına bir peygamber postunun makamıdır orası bir koltuk makamı değildir burayı böyle bil dedi o yüzden ben o koltuktan çok korkmuşumdur gelen misafirlerimle bile normal karşılıklı oturmayı tercih etmişimdir.  İkinci öğüdü de sakın ikinci defa belediye başkanı olma kaygısıyla hizmet etme dedi, benim için çok önemli bir dersti bu bir hizmet yapıyorsan kaygıyla yapma ikinci dönem nasibinde varsa kendiliğinden olur sen hizmetini layıkıyla yapıp halkı memnun ediyorsan zaten olursun dedi. Üçüncü öğüdü de sakın balıkla müşerref olacağım diye uğraşma dedi bu işin sonu Halik olsun dedi çünkü balık yemi verirsin yine vefasızdır dedi yine elinden kaçar dedi harbiden siyasette öyledir vefanın ve vicdanın olmayan yeridir siyaset onun için biz bu mantıkla oturduk ve nefsimde de hep şunu demişimdir ben bu koltuk denilen yerin sevdalısı olmayacağım dedim. Güneykentteysem 5 günlük mesaimde belediye başkanlık makamına çıkmadan her gün önce yunusu ziyaret ettim. Bunun yanında birde belediyesini kurtaran bir adamsın belediyelerin kapanma sürecinde 30’a yakın belediye kapandı, bunlardan sadece bir belediye kurtuldu 29 belediye kapandı kapanmayan belediye Güneykent belediyesiydi baladızlı vatandaşlarımdan Allah razı olsun bir belde bütünlüğü teşkil edildi beldemizi kurtardık gülle birlikte dünya çapında bir üne sahip oldu Güneykent turizm anlamında bunlar yıldızın en güzel parladığı anlar hırs değil eyvallah deyip çekip gidebilmek 15 yıldan sonra aşkım ve şevkim bitmemiş olabilir ben hala belediyeye çıkarken merdivenleri iki basamak çıkıyorum benden sonraki gelecek kişinin bakış açısı daha farklı olacak ben ilk dönemde yaptıklarımı dördüncü dönemde yıkmaya başlayacağım. Başka birileri bunu yapıyor bu en acı şeydir kendi yaptığını yıkaraktan yenilenmenin yoluna gitmek bunu ben yapmak istemiyorum bunu başka bir gözle başka birisi yapmalı bizde dışarıdan seyredelim bizim Güneykent sevdamız bitmez” diye yanıt verdi.

Önce Fantazi Diye Gördüler

Gül turizmiyle ilgili soruları da yanıtlayan Gözgün, “İlk başlangıçta biz Bulgaristan’a bakıyorduk bizim en büyük rakibimiz Bulgaristan oturduk katlık orada bu kadar üretiliyor, Türkiye’de bu kadar üretiliyor kim bu adamlar diye baktığımızda onlar gülün tarımsal değeri dışında bunun yanında birde turizm değeri oluşturmuşlar. Fakat bizim ilk yıllarımız turizmle geçmedi 2011-2012 yıllarında biz turizme girebildik çünkü o döneme kadar üreticinin cebini dolduracak yansımayı ortaya koymamız gerekiyordu fabrika yapacağız gülde fiyat farkları oluşturacağız diye alt yapı oluşturmakla zaman geçirdik. Üreticinin cebine yansıyan para bir sonrasında hayal noktasındakini fantezide bırakmaz uygulanabilirliğin adını koyabilirdik ama önce cebi olmalıydı üreticinin, onun için ilk yıllarımızda mümkün mertebede bu şekilde çalıştık.  Bulgaristan’daki turizm neden bizde olmayacaktı, biz daha iyiydik o dönemde sayın valilerim, BAKA, Kültür Turizm İl Müdürlüğü yapılan istişareler BAKA’dan aldığımız bir proje desteğiyle Güneykentte gül turizminin alt yapısının oluşturulması ve geliştirilmesi projesiyle bir sürece başladık, ama hiç kimse inanmadı personelimde inanmadı, haşgeşli gömbeyi pişirip de domates, biber, salatalık ve çayla birlikte ikram ettiğimizde ya biz her gelen guruba bu şekilde besleyecek miyiz diye  lafların olduğu sözlerin sarf edildiği bir zamandı, her şey bir kenara kendi eşim bile inanmadı, sabah erkenden kalkan bir belediye başkanı turist otobüsü gelecek, rehberlik yapacak turizm faaliyeti başlayacak diyor fantezi olarak gördüler. O hayal öyle güzel bir hayaldi ki ben kahve toplantılarında da anlattım halkım bana reis Japonlar onca yolu buraya gelecek birde gül toplayacak üstüne birde para verecek olur mu hiç dedi biz para verip toplattıramıyoruz dedi o gün bu sözlerle başladı işte bugün gelinen noktada Isparta’da bir kırsal turizmin makro turizmin merkezi Güneykenttir bu Güneykentte başladı. 

Birkaç Çılgınla Başladı

Birkaç çılgınla başladı, Güneykentli bayanlarla birlikte başladı gelinen noktada başka yerleri de tetikledi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde bile inanır mısınız bu konuda rol model olaraktan bir adımız zikredilmiş ki Türkiye’nin birçok yerinde kırsal turizmle ilgili olarak neler yapılabilinir veya kırsal kalkınma modellerindeki çiftçi birlikteliği nasıl oluşturulabilinir bu konuda birçok yere konuşmacı olarak davet edildik, çalıştaylara davet edildik bu bizim için onur veren gurur veren bir olaydı onun için bugün Güneykent bir gül turizminin merkezi, gülün merkezi geçtiğimiz yıllarda iki dağın arasında bir yer iken bugün birçok uluslar arası Tv’lerin kanallarında çıkmış bir kenttir bir gül kentidir. Gül müzesi kurdum gül müzesinde birisinin yeri var gülcüzade İsmail efendinin yeri onun için özel bir stant yaptım standın karşısına geçtiğimde şöyle dedim “Allahım bir gün birileri de çıkar biri vardı deliydi doluydu ama adam turizm diye bir şey çıkardı bu turizm iyice otururda birileri bu işten ekmek yer o zatların sayesinde aileler ekmek yiyor bize de böyle bir şey diye bilirler mi”  insanlar yaptıklarıyla anılacaklar bizim derdimizde buydu bizimkisi bir gül aşkıydı ben güle dokunduğumda baktığımda bambaşka hislerin içerisine giriyorum.

Festivalleri Başlattı Şimdi On Binlerce Turist Geliyor

Festivallerle birlikte kaybolmuş bir festivali biz Güneykentte canlandırdık bu noktada özellikle sitem ederim Isparta’nın bütün erkanına diyorum bundan sonra hangi belediye başkanı gelirse gelsin geleneksel diye adı konmuş Isparta’nın markası olan bir gül festivalini ara vermeden geleneksel olan bir şeye ara verilmez bu Isparta için en büyük faydalı bir iştir. Biz festivallerle birlikte gün be gün iyileşerekten gittik şuanda festivaldeki katılımlarla birlikte 50 binden fazla bir insan ağırlıyoruz, yabancılar var, Yunus’a gelenler var, üzüme gelenler, lavantadan sonra bizim o tarafa gelenler, gül müzesini ziyarete gelenler, Yunus bizim için inanç turizmi açısından çok önemli bir değer oldu bu taçlanmalı ama Kültür turizm müdürlüğü bakanlık nezdinde bir çalışmaya gidildi, ev pansiyonculuğu turizmin adını koyuyoruz ama turizmde eğer konaklama yoksa çok para kazanılmaz konaklama olmalı ki para daha çok kazanılabilsin, konaklama içinde bizim gülcülükte zor hergün güle gidileceği için bugün 25’e yakın bayan ve erkek biz bu kursa varız dediler. 2019 yılında iki tane evimiz açılsın şapkayı göğe atarım biz ilk gül turizmine başladığımızda bir tane Gülhane yoktu bugün 9 tane Gülhane var 2019 yılında da 15 tane Gülhane üretimde olacak artık üretici kendi evinde üretim yapıyor doğal gül suyunu çıkarıyor, satıyor, turizme katkı sağlıyor, gelenini ağırlıyor, kahvaltı veriyor, bir döngü oluştu. 2019 yılında iki evin açılması ilerde daha çok evin açılmasını tetikleyecek, bu bunca yılda bir merdivenin eşik basamağının üstüne çıkamadım ama önemli olan ilk adımı atmaktı benim hayalim büyüktü Güneykenti bir Şirince yapar mıydık çok rahat yapardık. İki defa gittim bütün analizlerimi yaptım hikayemi bile yazdım benimde beldemin bir hikayesi var dedim Gülderen kadın kooperatiflerini kurdum, üretici gül kadın derneklerini kurdum, hayırlar derneğiyle yapılabilecek işlerin adını koyduk bir hikayemizin adını koyduk ama arkasını getiremedik.  Biz kıvılcımı çaktık süre ilerliyor inanıyorum ki en son zirve basamaklarına kadar çıkacak bizim şuanda en önemli yapmamız gereken ana yolumuzda akan bir trafik vardı 17 bin aracın gidişi bu 17 bin araçtan istifade eden bir durum değildi, restaurant açsak çok bir katma değer oluşturulamıyor ama daha farklı bir şey yapmamız gerekiyordu tam ovanın ortasında iki tane tepe var adı kızıl tepeydi orada bugün 80 tane orman işçisi bayan dikim çalışması yapıyor.

Mor Tepe Yükseliyor

Orada bir mor tepe oluşturmaya çalışıyoruz, kızıl tepe mor tepe oluyor geçen yıl belli bir kısmını diktiğimiz biberiyenin tutumu müthişti bunun yanında lavanta ve zambak dikimi yapılıyor oraya 3 mor dikilecek bunu gülün pembesiyle altın otunun sarısıyla da bütünlersek orada bambaşka bir ambiyans oluşturacağız yola bir tabela asılacak mor tepe diye yoldan baktıklarında mosmor bir tepe görecekler. Yoldan geçen adamı mor tepeye çekebilirsek orada vatandaşa bir şeyler satabilirsek turizm budur, yolda gerekli düzenlemeleri yaptık Güneykentte giden yol gösteren tabelalarımızı yaptık.  

Bizim Beynimiz Eğirdir'dir

Gül  turizmin süresinin uzatılma noktasında hem de gelen ziyaretçi sayısının artması noktasında sürdürülebilir turizmde aroma terapi tepesi bu tepenin içerisinde bir sonraki zamanda gelen belediye başkanı burasının C tipi mesire alını yapılmasıyla birlikte tahsisini alır mevcut iki tepenin üst kısmına kulelerini yaparsa Fransa provence görüntüsünün Türk estetiği binalarla birlikte hemde restaurant bazında hem araçlar çıkmıyor oraya ulaşımı farklı şekilde sağlayacaksın kafamızdaki projeler farklı gelen arkadaşlarda bu noktada bunları bütünlediği takdirde bunu biz milyonlara vurdururuz.  Yalvaç’tan, Eğirdir’e, Kuyucak’tan, Uluborlu’ya, Senirkent, Büyükkabaca, Aksu, Sütçüler her tarafıyla cennet bir memleketteyiz.  Ben Reisçiyim bilmiyorum ama partim bana diyecek ki sen şurada görevlisin veya sen mahalle temsilcisisin eyvallah biz siyaseti bırakamayız bizim için bir dava olmuş bu davanın arkasındayız, 3 milletvekilimiz bu konuya el attılar artık Isparta’nın 5 yıllık turizm master planı yapılacak ve 25 yıllık bir master planı ortaya konacak takibi yapılacak Güneykentte ne eksikse Kuyucakta ne eksikse yapılacak.  Kuyucak’a daha fazla önem vermeyiz yatırım olarak ne yapılması gerekiyorsa o alt yapı sorunları çok iyi çözmemiz gerekiyor çünkü orası lavanta kokulu bir köy orası önemli bir köyümüz lavantanın dünden bugüne adı orada konduysa bu unvanı kaybetmemek üzere tüm çalışmaları yoğunlaştırmakta falda var. Ben belediyeyim bütçem ve imkanlarım el verdiğinde kendi işimizi kendimiz görüyoruz bende ben de sonra gelecek kişide görebilecek ama Kuyucak’a  bir el atılması gerekiyor ben şimdi tıbbi aromatik bitki bahçesi oluşturuyorum yol kenarına ben alt yapıyı hazırlayacağım diye uğraşıyorum her şeyimizi yapmaya çalıştım tabi bunlar hep belediye bütçesiyle gerçekleşiyor.  Biz her şeyimizle bir bütünüz sadece sütçülerin doğasına traykink için çıkaracağımız guruplar bile yeter hatta kaya tırmanışı için bizim gibi arazi şartları elverişli yerler yok bu kadar yerimiz var ama en önemlisi de can damarımız Eğirdir orası bu kadar potansiyel bir noktayken bizim beynimiz Eğirdir’dir unutmayalım” dedi.

15 Yılda Yaptıklarını Anlattı

Belediye’nin hizmetleri konusuna da değinen Gözgün, “ Araç parklarımızı ikinci defa yeniledik, yeni otobüsler aldık, yeni iş makineleri aldık, yeni itfaiye aldık, vidanjör aldık, devletin hibelerini aldık araç parkında hiçbir sorunumuz yok,  Güneykentte kilit parke düzenlemesinde sadece ara sokaklarımız kaldı inşallah bir aksilik olmazsa onları da dönemimde tamamlamaya çalışacağım, baladızda en önemli şey imarı bitirdik o bölge karahavacılık asker transferini yaptı orada hareketliliği fark etmeye başladık biz bize gelip de arsa temini noktasında kooperatif kurabilir miyiz talepleri noktasında isteyenler var.  Baladız yarın kendi halinde hazır bir şehir moduna dönebilecek bir yerin alt yapısını oluşturduk baladızda açık Pazar yeri ve düğün salonu gibi bir yer var orasının yıkım işlemini gerçekleştirdik düzledik orayı tamamlayacağız, Güneykentte de kalan kilit parke döşeme işlemiyle, tıbbi aromatik bitki bahçesinin tamamlanması var ben durmuyorum son dakikaya kadar aynen çalışmaya devam edeceğim. Güneykent, Güneykent olduysa bu iktidarın sayesinde olmuştur iktidarın olmadığı bir yerde arabanın dümeni arabanın başına geçiyorsan araban konforlu olacak süratı yerinde olacak emniyetli olacak bunların hepsi iktidarla oluyor.  Güneykentte bu noktada 3 dönemdir bunun adını koydu gerçekten güzel gelişmeler oldu inşallah 5 yıl daha hizmetini alacaktır ondan sonrada her şeyiyle oturmuş bir Güneykent ortaya çıkar. Isparta hep tartıştı gülpark yapacağız dedi, gül vadisi yapacağız dedi ama hiçbirisi yapılmadı potansiyel yerler var benim hep hayalimdi Baladızda tren istasyonunda taş bina var hangar var burası müthiş bir yer  burası değerlendirilebilir.  Karahacılıktaki komutanlarla görüştüğümüzde hobi bahçesi yapmak istiyorlar bunlar bizim oraları tercih edecekler.

Bu Bir Efsanedir

Son olarak şunu demek istiyorum bu bir efsanedir güllü bülbülün efsanesidir,  kuşların içerisinde en iyi sanatçı kuş  bülbüldür, gökyüzünde süzülmeye başlamış aşağıya bakıyor ki aşağıda bir gülistan içerde de onca güller var rengarenk içlerinde bir tane öyle bir gül var ki gonca kırmızı gül var orada bir taraftan da namelerini söylüyor ama bir taraftan da gözü orada kalmış gece uykular tutmuyor ne oldum ben diyor gül erken solar diyor güle aşık olunmaz diyor gül diyor dikenlidir yüreğini sızlatır diyor batar diyor ama o aşk ki sabah erkenden o gül bahçesine nameleriyle şakımasına neden oluyor gözü bir şey görmüyor rüzgarı lütfen beni bulutlarla birlikte benim aşkımın suyunu indirin diyor sizin için nameler söylerim diyor toprağa gülüme besinini verin diyor yağmur yağıyor besinler oluyor bülbül kendini iyece kaptırıyor bülbül kendi kendine bu gül benim aşkımdan haberdar olmalı diyor ve yanına gidiyor ben sana meftun oldum diyor ama sana hiç diyemedim diyor bu kadar name okuduysam senin için okudum diyor kayıtsız kalınmayacak bir sesti bülbülün sesi ve gül aşkını kabul ediyor, bir bakıyorlar ki  aşk öyle bir devasal noktaya geliyor ki artık bülbül kendinden geçmiş sadece gözü gülü görüyor buna diğer güller fesat geçiriyor yağmur aynı şekilde toprak aynı şekilde çünkü onlar için öten bir bülbül yok artık bülbülden için biz bunun burnunu indiririz diyorlar güle yağmur inmiyor, toprak beslemiyor gül artık yavaş yavaş solmaya yaprakların dökmeye başlıyor bülbül içten güle sarılıyor ölme gülüm diyor, gülüm gitme diyor ben sana dayanamam diyor gülün dikenleri bülbülün yüreğine saplandığı için bülbül gülün yanına yığılıp kalıyor ama ölen sadece bülbül ve gül gibi görünse de efsane yaşıyor. Ben kekeme bir adamdım iki kelimeyi bir araya getiremezdim konuşamazdım bu gün en azından bugün bir bülbül gibi konuşabiliyorsam buda gülün aşkındandır. Bu bir veda değil gülle yeniden bir başlangıç herkesin hayatı gül kadar güzel olsun gülistan olsun” dedi.

Son Güncelleme: 22 Ekim 2018 12:00

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN