Karagöz Hacivat'ı nasıl bilirdiniz?

Karagöz Hacivat'ı nasıl bilirdiniz?
Kültür Sanat

Haber Editörü: Kalem 32

 

Haklarındaki şehir efsaneleri

Beyaz bir perde üzerine, oynatıcı-kuklacı ve perde arasında yer alan ışık kaynağı vasıtasıyla yarı saydam deriden işlenen ve renkli şeffaf boyalarla boyanan, sopalarla hareket ettirilen iki boyutlu kuklaların gölgelerinin düşürülmesi tekniğine dayanan Türk gölge oyunu, Karagöz köklü bir geleneğe sahiptir. Gölge oyununun başkişileri olan Karagöz ve Hacivat’ın yaşadığına dair birçok görüş ortaya atılmış, kimi Karagöz’ü Bizans imparatorunun elçisi yapmış kimi Hacivat’ı Hz. Muhammet’in elçisi… Evliya Çelebi ise Karagöz ve Hacivat’ın Selçuklu döneminde yaşadığını kitabında ileri sürmüştür. Bütün bu söylenceler arasında en rağbet göreni ise; Karagöz ve Hacivat Gazi döneminde bir cami yapımında görevli ustalardır. Kahramanlarımızın bol nükteli sohbetleriyle inşaatı geciktirmelerine öfkelenen sultanın idamlarına hükmettikten sonra çok üzülmesi ve bu üzüntüyü azaltmaya yönelik olarak Sufi Şeyh Küşteri (bazı kaynaklarda Şüşteri)'nin ölen kahramanlarımızı deriden figürlerle arkadan ışıklı perdeye yansıtıp sultanı avutması karagözcüler arasında yaygın bir söylence olarak kuşaktan kuşağa aktarılmış, bu şekliyle de hepimizin hafızalarında yer etmiştir.

 

Peki, en doğru bilgi hangisi?

Konuya akademik bir gözle bakınca, yazdığı kitaplarla Türk Tiyatrosu’nun çeşitli evrelerine ışık tutan Prof. Dr. Metin And, birçok uluslararası araştırmacının da dile getirdiği bir belgeyi gözler önüne seriyor. Bu belge, Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethetmesi sonrası Memluk tarihçisi İbn İlyas'ın tarih yazımıdır. Bu belgeye göre: “Yavuz Sultan Selim, Memluk Sultanı II. Tomanbay'ı 15 Nisan 1517’de astırmıştır. Cizre’de Nil üzerinde Roda Adası’ndaki sarayda bir gölge oyuncusu Tomanba’ın Züveyle kapısında asılışını ve ipin iki kez kopuşunu canlandırmış, Sultan bu gösteriyi çok beğenmiş, oyuncuya çeşitli hediyeler verdikten sonra şehzadesi de seyretsin diye yanında İstanbul’a getirmiştir.”

 

Büyük benzerlikler gösteriyor

Türk gölge oyunuyla ilgili yazılara, çeşitli yazmalarda 16. yüzyıldan itibaren rastlamamızın nedeni de bu olsa gerek. Bunlardan birkaçı, 16. yy. da Topkapı sarayında gölge oyuncularının adını listeleyen bir belge, İsa Akhisari (ö:1560) adlı sufinin bir perde gazeli, 1582 şenliklerini anlatan Surname-i Huma-yun. 1582 şenliklerine tanıklık etmiş Haunolt'un yazılarının da 1582 Surnamesini destekler niteliktedir. Ayrıca,1582 Surnamesinde tarif edilen oyunlarla 13. yüzyılda şair İbn-ül Fariz'in yazdığı Tay'iyyet-el Kubra eserinde tarif edilen Memlük gölge oyunu içeriğine ait tarifler birbirini tutmakta Türk gölge tiyatrosuyla Memlük gölge tiyatrosu büyük benzerlikler göstermektedir.

 

Aynı teknik Çin’de de var

Alman oryantalist Paul Kahle tarafindan bulunan ve Almanya’daki birkac müzeye ülestirilip koruma altina alinan Memlük gölge oyunu kuklalari 14.YY. 18. YY. aralığına tarihlenmektedir. Memluk gölge tasvirleri ile Karagöz tasvirleri arasında önemli bir teknik benzerlik söz konusudur. Her iki teknik de gölge kuklalari deriden yapilmakta kuklalara 90°dikey aciyla bağlantılı ahşap çubuklarla oynatımaktadir. Benzer teknik Güney Çin Kanton ve Tayvan gölge kuklalarinda da gözlenmekle beraber, oynatım çubuklarının deri tasvirle birleşme yerlerindeki "pul" denilen ek aparatın Memlük ve Türk gölge kuklalarinda tıpatıp aynı olması ortak kökene ait ciddi bir maddi delil görüntüsündedir.
 

Yunanistan da sahipleniyor

Türk gölge tiyatrosu baş kişileri “Karagöz ile Hacivat'ın” isimlerine ise ilk kez 17. yüzyılda Evliya Çelebi seyahatnamesinde rastlıyoruz. Şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz ki günümüzdeki Karagöz oyunları formuna 17. Yüzyıl itibariyle adım atılmıştır. Bu formuyla, Osmanlı İmparatorluğu yıkılana kadar yönettiği Suriye, Lübnan, Yunanistan, Bosna-Hersek, Romanya, Macaristan, Tunus, Cezayir, Libya, Kıbrıs ve kökenini aldığı Mısır (Memlük)’da “Karagöz” ve bundan türeyen adlarla varlığını sürdürmüş ve özellikle Yunanistan’da ulusal kültürün önemli bir parçası kabul edilmiştir.

 

Sanat tarihimizin baş tacı Karagöz Hacivat’ın 500. yılı Ramazan ayı boyunca Emaar Square Mall’da kutlanıyor! Hem de ne kutlama…


Son Güncelleme: 09 Haziran 2017 19:44
  • Etiketler

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN